Sen Yaşamaya Bak Filmi



Yoğun ve kötü bir iş günün ardından modum o kadar düşüktü ki daha önceden yarım kalan Sen Yaşamaya Bak filmine devam etmek istedim. Evet filmi önceden açmıştım fakat olaylar o kadar saçma ve o kadar gereksiz bir şekilde ilerliyordu ki ilk 20 dakikasını izleyip kapatmışım. İlk 20 dakikayı sorsanız Melisa’nın (Aslı Enver) klişe doktor görüşmesiyle başlıyor.5 aylık ömrü kalmış doktorun demesine göre… Allah sıralı ölüm versin Melisacım. Melisa bu haberi alınca bir takım girişimlerde bulunuyor kafede birlikte çalıştığı en yakın arkadaşıyla.Boncuk gözlü bir kız oynuyor arkadaşını 😊 Melisa’nın ayrıca ufak bir oğlu var. Anne-oğul arasındaki güçlü bağı anlatıyor.



 Neyse ilk 20 dakikadaki klişeliklerin ardından çok sıkılmıştım.O kısmı atlatırsanız daha izlenir bir film. Çok fazla spoiler vermiyorum ama ilk baştaki saçmalıkların nedenini aslında filmin son kısımlarında anlatıyorlar. He bu kadar saçmalamaya gerek var mıydı ? Sanmam çünkü bağlamak için bayağı bir çaba gösterilmiş. Filmde her saniye gösterilen tuvalet kağıtları da ayrı bir dava. Koca bir oda dolusu tuvalet kağıdı var. Başkahramanımız Melisa kendi travmalarını çocuğuna yıkıp, satın aldığı her tuvalet kağıdını sanki oğlu istemiş gibi gösteriyor. Halbuki bence ciddi sorunları olan bir karakter. Ayrıca Melisa’nın yeni-eski aşkı olan Fırat var. Dünyanın en gıcık insanı gibi davranıyor ama onunda ağır sorunları var. Herkes ıssız adam triplerinde yine yani.Ağlatan sahneler oldu ama etkisi 2-3 dakika anca sürdü. Sonda tam can alıcı bir ölüm sahnesi düşünmüştüm fakat hiç beklediğim gibi olmadı, annesine çok bağlı olan Can bunu olgunlukla karşıladı diyebilirim. Sonunda güzel bir yere bağlamaya çalışmışlar dediğim gibi ama Aslı Enver ve Kaan Urgancıoğlu’nu daha iyi bir senaryoda görmek isterdim. En azından aynı senaryonun daha iyi halinde 😊



Yorumlar